evime gitmiyorum..
evimde ertelediğim işlerim var benim
dvd lerim darmadağın,
mehmet'e götürmem gereken filmleri henüz ayıklamadım (yuuuh bana kaç ay olduuuuu)
temizliğe gelen Gül (bu bize söylediği adı) o kadar karıştırdı ki artık neyi seyrettiğimi bile tam hatırlayamıyor olabilirim
kışlık kazaklarımı hala çıkarmadığım kaldırıldığı yatak altı karanlığından
ve kitaplarım da dvd lerimle aynı kaderi paylaşıyor
hayıııııııır
dağınık değil evim, hatta aksine standartlara (gördüklerim oluyor bunlar) göre çokta toplu sadece dağınıklığı başedilir gibi değil
indirdiğim onca filmi ve diziyi yetişememe sonunda esgeçerek abim ve berkin'in beslediği lugat ile devam ediyorum lakin açgözlülüğüm hala o esgeçtiklerimi izleme peşinde..
(aaaaaaaaa ayşe'nin depeche mode dvd'sini de tam 2 yıldır teslim etmedim, eşek ben eşek ben)
bu ertelemelerle zaten sıksık başarısız da olmuyor değilim hani..
düşünelim; çöpü çıkarmak, yarım kalan şeyi yemeğe söz verip doğal seleksiyon sonucunda bozulmasını beklemek (ama illaki beklemek)
evet iki gündür evime gitmiyorum bunca işi ertelediğim için.. çünkü burda da işlerim var bitirmem gereken ve bunları asla ve asla ertelemek istemiyorum..
böyle..
evime gitmiyorum, ondan buraya geldim aylar aylar sonra..
yazmak.. feels like home..
engin'e de teşekkürlerimi sunayım hazır gelmişken, bu morrissey'i dinlemeden ölme tehlikem varmış, allahtan beni yönlendirdi de şimdi ondan da eksik kalmamış oldum =)
bi de şu kabuslar olmasa bu aralar..

