31/5/2007
murat murathanoğlu'nun saçları ağardı.. nba playoff ları 200

Hatırladığım ilk basket play-off mücadelesi sanırım 88 ve 89 da Detroit Pistons'ın Portland & LA Lakers ı üstüste finalde yenerek kazandığı şampiyonluklardır, yaşım her kadar küçük olsa da, basketin bana sihirli gelen gücü sayesinde an be an hatırlıorum trt de karşılaşmaların özetlerinin verildiğini.. Ve sunan adam o kadar uzaylı gelirdi ki bana..
Tabi o zaman ingilizce-türkçesi diye bir dil henüz yoktu ve insanlar (including me :) ) duru bir türkçe ile konuşuyordu. Basketin onun yayvan ve kaygan dilinden dinlemeye başladıkça, bir insan nasıl bu kadar ayrıntı bilir basketbolcular ve yaşamları ile ilgili diye düşünürdüm. O günden beri aslında gizliden gizliye yaptığı işi sevmenin sembolü olmuştur..

İşte çocukluğumun her bir köşesine, Joe Dumars, Patrick Ewing, Hakeem Olajuwon gibi isimlerle doldurup, beni nba hayranı kılıp, kart koleksiyonu yapmama neden olan kişi de gene Murat Murathanoğludur. Michael Jordan'ın dünyada bu kadar sevilmesi onun geniş kitlelere ulaşabilen (thanks to Medya ve Kabiliyeti) birisi olmasından geçmiştir ama dünyada onunla ilgili özel bilgileri seyircileri ile paylaşan çok sayıda spiker olduğunu zannetmiyorum zamanı düşününce..
İşini severek yapan insan deyince sadece sevmek değil, sürekli kendini en güncel bilgilerle donatıp bir ekspertiz yaratmak geliyor aklıma. (Kenan Onuk yazısı yazmam da farz oldu şimdi, çünkü rahmetlinin spor bilgime kattıklarını ve karakterini düşündükçe içim bir fena oldu bunu yazarken).
İşte o gün bugündür, (thanks to internet dear Murat), hala nba'de neler olduğunu günbegün olmasa da her hafta takip ediyor olmam, o insanın işini severek yapması ve bana aşılaması sayesindedir..
-bu aralar herkese hakkını veresim var, sakat bi ruh hali- ve bu yazı da ona bir saygı duruşu niteliğinde kalsın..
Bu sene Mehmet Okur'un sergilediği performansa doyamazken, play-off larda yarattığı hayalkırıklığı ile gene bendeki "Türk sporcusu amatördür" anlayışını kıramamış oldu, bizim başarılı olan sporcularımız, -voleybolcu Neslihan hariç- her zaman bu yazgıya tıkanıp kalmıştır..
NBA sevenler için de, yılsonu dağıtılan ödüller ile ilgili, allah vermiş iki göz, bunca basketbol yazarı nasıl Toronto'nun koçunu "yılın koç"'u seçer allahım diye haykırmak istiyorum =) Cleaveland gibi elde yok avuçta yok bir takım, bu kadar yokoğluyok bir kadro ile bunları başarıyor, Utah gibi tecrübesi olmayan bir takım ligi o sırada bitiriyor ve bunca yazar bu 2 koçu atlıyor.. Yazık..
Ve işte kapanış.. Saçları ağardı o çocukluğumun gizemli sesinin.. Yıllardır dinliyoruz programlarını ve hala en çok bilen olarak duruyor karşımızda, o genç sesin saçları ağardı.. O hep genç kaldı.. (Kaan daha fazla biliyor diyenler çıkacaktır, ama onun bilgi düzeyi artık internet-freak olması sayesinde abuk seviyesine ulaşmıştır:) )







Konu: phx - chi
benim hatirladigim nba final serisi phoenix suns (tabi ki sir charles) ve chicago bulls tu... ilkokuldan eve gelir, ogleden sonra bir seyler atistirirken izlerdik... herkes chicago yu tutardi ama ben bebek suratliligi ve genel spor ahlaksizligi acisindan barkley ciydim... simdi dusunuyorumda duvarimda onun , jordan in hakeem the dream in posterleri vardi... ama barkley her zaman farkliydi.. bu sene nba finallerindeki yorumlari ve d.wade ile olan tmobile reklamlari (amerika da) bendeki populerligini korumasina baya bir katki sagladi... ne gunlerdi valla, nba action baslardi ve kitlenirdik ucan adamlara, sonra baktik ki bizimkiler ucamiyor ama atiyor.. bir deseydi ki 10 sene sonra bizden (yok be 10 sene degil, yaslandik, 20 sene sonra) bizden bir all star olacak, dalga gecerdik...
Bağlantı »