18/8/2007
Kurt Vonnegut.. "Arkadaşlar Ölmez"..
"mezar taşım için şunları yazdım:
"Güzelim Dünya, seni kurtarabiliridik,
ama öyle kahrolası adi ve tembeldik ki."
Kurt Vonnegut
Bazı yazarları, yönetmenleri, oyuncuları kaybedince ciddi bir eksiklik hissediyorum. Bu his tamamen yaptıkları işlerle alakalı olarak oluşuyor yoksa hayatımda hiç karşılaşmadığım insanlar bunlar.. Başkalarının onları nasıl gördüğü ile de alakalı olmuyor genelde, sadece benim onları algımaya başlamam, ve hayatımda belirli noktalarda çok ciddi sorumluluk almış olmalarından kaynaklanıyor..
Bazılarının ben de yarattığı duygular zamanlar sarsılmış olsa da, onların yokluğu hayatımı daha eksik kılacakmış gibi boş bir inanışım var. Ama ölmüş olmaları birşeyi değiştirmiyor, hala onlarla arkadaş olduğumu hissetmeye devam ediyorum, yaşamlarımda canlı olarak hiçbir zaman yer almadıkları için pek çok zaman öldüklerini bile hatırlayamıyorum..
Kurt Vonnegut yaşamını yitireli yaklaşık dört ay oldu, kendisi II. Dünya Savaşı'nda Ardenne muhaberesei sırasında esir düşmüş ve müttefik kuvvetlerin Dresden'i bombalamasını "Mezhaba No:5" romanında anlatarak uluslararası bilinirliğe kavuşmuştur. O bombardımandan kurtulan yedi Amerikalı savaş esirinden biri olan yazarın dünya ve insanlar hakkındaki fikirleri bu süreçte ciidi bir radikal değişiklik geçirdi ve belki de bu yüzden dünyaya kara gözlerle bakarken bile mizah anlayışını hiç kaybetmedi.
Hayata karşı temel itirazı, yaşarken gerçekten korkunç hatalar yapmanın çok kolay olmasından kaynaklanıyordu ve İleri yaşında bile barış, bolluk ve mutluluğa bir şekilde ulaşılabileceğine inandığı için, budalanın biri olduğunu düşünüyordu. 'Mezbaha No: 5' dışında okuduğum kitapları 'Hocus Pocus", 'Otomatik Piyano', 'Titan'ın Sirenleri', 'Gece Ana', 'Galapagos' ve 'Kedi Beşiği'..
Benim için kendisini özel kılan en önemli şey sanırım pekçok kitabında yaşananları birinci ağızdan anlatırken kullandığı samimi dil ve kitaplarında yakaladığım sevdiğim cümle ve anlatım biçimi sayesinde onla sohbet edermiş gibi hissetmemdir. Bu yönüyle benim için ölmediğinin en önemli kanıtı da kitaplığımda yanyana dizilmiş olan kitaplarını birgün tekrar açıp okuma olanağı bulacak olmamdır.. Belki bu sefer aynı cümleler bana farklı bir sohbet hissi bile verebilecektir, ki zaten yazarları insanların gözünde "büyük" kılan en önemli şeylerden biri de farklı zamanlarda aynı anlatıyla farklı hisler uyandırabilmeleri değil midir?..
We are what we pretend to be, so we must be careful what we pretend to be.





Konu: kara mizah ustası
ilk defa lisede okumuştum bir kitabını: kedi beşiği. ardından gece ana'yı okumuştum. üniversite yıllarında da devam ettim diğer kitaplarını okumaya. insanı etkilemek için yazılan onlarca cümlelik paragraflardan farklı olarak, zihnimde canlandırdığı imgelerle şaşırmamı ve çoğu şeyi fark etmemi sağlardı onun kitapları; üstelik kısacık bir cümle ile. kitaplarındaki mizah unsurunu kullanışı ile ironinin ne demek olduğunu ondan öğrendim denilebilir belki de.
Bağlantı »